Nesnel olmak ne demek ?

tirazi

New member
Nesnel Olmak: Farklı Perspektiflerden Bir Bakış

Hepimizin hayatında en az bir kez "Nesnel ol, duygusal olma!" şeklinde uyarılar almışızdır. Peki ama nesnel olmak ne demek? Kafamızda "objektiflik" diye bir kelime var ama bu aslında neye tekabül ediyor? Duygularımızı bir kenara koyarak doğruyu bulmaya mı çalışıyoruz? Yoksa sadece doğruyu söyleyen, ama o doğruyu herhangi bir şekilde hisseden ya da sahiplenen bir robot muyuz? Bu yazıda, nesnelliği daha eğlenceli bir açıdan keşfetmeye çalışacağız.

Nesnel Olmak: Duyguları Bir Kenara Bırakmak Mı?

Bazen nesnel olmak, duygularımızı yargılamadan dışarıya bakmak gibi algılanıyor. Ancak bu, genellikle "kendisini robot gibi hisseden biri" olmaya yol açar. Nesnel olmak, her zaman duygusuz olmayı gerektirmez. Aslında, çoğu zaman duyguların varlığını kabul etmek, durumu daha net ve sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmemizi sağlar. Bir karar verdiğimizde, sadece içsel düşüncelerimizi değil, dış faktörleri, bağlamı ve gerçekleri de göz önünde bulundurmalıyız.

Ancak, şöyle de bir durum var: Erkekler genellikle daha çözüm odaklı ve stratejik bir bakış açısına sahiptir. Bir sorunla karşılaştıklarında, nesnelliği çözüm üretmek için bir araç olarak kullanabilirler. Mesela, bir arkadaşınız bir problemden bahsettiğinde, “O zaman şu şekilde yapalım, bu yol daha pratik ve verimli olur,” şeklinde bir yaklaşım benimseyebilirler. Bu, kesinlikle nesnel olmak adına çok yerinde bir tutumdur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu çözümün tüm duygusal bağlamı dışarıda bırakıp yalnızca pratik bir çözüm önermesidir.

Kadınlar ve Empatik Nesnellik: Duyguları da Unutmadan Bir Bakış

Şimdi, bir de kadınların bakış açısını düşünelim. Onlar, genellikle daha empatik bir yaklaşım sergileyerek nesnelliği bir insanı anlamak, ona nasıl yardımcı olabileceğini görmek için kullanabilirler. Bu da nesnellikten çok, bir insanın duygusal tarafını göz ardı etmeden objektif bir yaklaşım benimsemek anlamına gelir.

Bir kadın bir probleme yaklaşırken, bazen çözüm arayışından önce, bu sorunun kişisel etkilerini de hesaba katmayı tercih edebilir. “Bu durumu çözebiliriz, ama sen nasıl hissediyorsun? Hangi duygusal yükleri taşıyorsun?” diye bir soruyla yaklaşabilirler. Bu, nesnelliğin duygu ve ilişki boyutuna odaklanan bir yaklaşım olur. Nesnel olmaya çalışan bir kadın, sadece gerçekleri görmekle kalmaz, aynı zamanda bu gerçeklerin insanlar üzerindeki etkisini de anlamaya çalışır.

Nesnelliğin Büyüsü: Herkes Farklı Bir Yerde

Herkesin nesnelliği anlaması, algılaması ve yaşaması farklıdır. Biri için "nesnel olmak" yalnızca verileri ve olguları görmek iken, diğer birisi için duygusal dengeyi gözeterek mantıklı bir çözüm üretmektir. Peki, bizler bu iki farklı yaklaşımı nasıl birleştirebiliriz?

Mesela bir iş toplantısında bir takım üyeleri tamamen stratejik bir bakış açısıyla “şu projeyi bu şekilde yapalım, veriler bunu söylüyor” derken, diğer bir takım üyesi, “Bunu yapmak çok mantıklı, ama çalışanlarımızın bu projeye nasıl duygusal olarak yaklaşacakları da önemli” diye düşünüyor. Bu iki bakış açısı birbirini dışlamaz, aksine birbirini tamamlar.

Peki, Gerçekten Nesnel Olmak Mümkün Mü?

Şimdi en kritik soruya geliyoruz: Gerçekten nesnel olmak mümkün mü? Bütün duygularımızı bir kenara koyarak tamamen mantıklı ve objektif bir bakış açısıyla her durumu değerlendirebilir miyiz? Bazen nesnelliği mükemmel bir doğru olarak düşündüğümüzde, bu bizim insan olma özelliğimizi unutmamıza neden olabilir. Herkesin yaşadığı deneyimler, geçmişi, kültürü ve kişisel durumu onları bir şekilde farklı kılar. Bu yüzden "nesnel olmak" tamamen mümkün mü, yoksa sadece bir hedef mi?

Aslında gerçek nesnellik, kesin doğruları bulmak yerine, durumları bir bütün olarak ele almak, farklı bakış açılarını ve etkileri hesaba katmaktır. Nesnellik, olayları sadece bir mercekten değil, birden fazla açıdan değerlendirmeyi gerektirir. Bu, sadece verilerle sınırlı kalmayan, insan faktörünü de içine alan bir yaklaşımı benimsemek anlamına gelir.

Sonuç Olarak: Nesnellik ve İnsanın Gölgesi

Nesnel olmak, duygusuz olmak demek değildir. Nesnellik, bir durumu en doğru şekilde değerlendirirken tüm etkileri göz önünde bulundurmak anlamına gelir. Kadınlar ve erkekler gibi farklı bakış açılarına sahip olmak, nesnelliği zenginleştirir, çünkü her iki taraf da bir durumu farklı bir pencereden görür. Sonuçta, sadece mantıklı değil, aynı zamanda insani bir bakış açısına sahip olmalıyız. Çünkü duygularımız da bizim gerçekliğimizin bir parçasıdır, onları göz ardı etmek, insan olmanın doğasına aykırıdır.

Şimdi, sizce nesnel olmak ne demek? Herkesin bakış açısı farklı olduğunda, "doğru"yu bulmak gerçekten mümkün mü?
 
betciyasal bahis siteleriilbet casinoilbet yeni girişBetexper giriş adresibetexper.xyzm elexbet